İsmet Özel, "Sondan Beş" kitabında modern insanın en temel arayışlarından biri olan özgürlük ve güvenlik ihtiyacını çarpıcı bir "saçak" metaforuyla somutlaştırıyor. Yalnızca aşkın değil, haysiyetli yaşamanın da esrarlı bir çaba gerektirdiğini vurgulayan yazar, insanın kendini manevi bir sığınak (saçak) altında hissetmeden gerçek huzura eremeyeceğinin altını çiziyor.

Özel'in tefekkür dünyasında bu saçak, sıradan bir barınak olmaktan öte; yürekten bağlandığımız ve uğruna ölümü bile göze aldığımız yüce değerleri temsil ediyor. Kendimize gelmenin, ancak kendi ihtiyaçlarımız içinde kıvranırken dahi başkasının derdine derman olmakla başlayabileceği fikri, eserin etik omurgasını ve fedakarlık felsefesini oluşturuyor.

Yaratılış Gayesi ve Müslümanca Duruş

Eserin derinliklerine inildikçe, insanın yeryüzündeki varoluş amacı İslami bir perspektifle, "Kelime-i Tevhid" ekseninde yeniden tanımlanıyor. Usta yazar, insanın statik bir varlık olmadığını, bilakis "bulunduğu yerde kalmaması kastıyla" yaratıldığını hatırlatıyor. İleriye doğru adım atma ve ruhen tekamül etme zorunluluğu, Özel'in dinamik hayat felsefesinin temelini oluşturuyor.

Bedenin fiziksel yaratılışının dahi öne doğru ilerleme gayesiyle tasarlandığını belirten yazar, okuru manevi bir mücadeleye, nefsi ve zihni bir "savaşa" çağırıyor. İsmet Özel'e göre, bir Müslümana yeryüzünde saçaklık eden yegâne hakikat Kelime-i Tevhid'dir; zira yazarın çarpıcı ifadesiyle İslam dairesine girmek, aynı zamanda gerçek anlamda insanlaşmaya başlamanın da ilk belirtisidir.